Borç verdim, geri ödemiyor, ne yapabilirim?
Kanuna göre geri ödeme günü kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödemekle yükümlü değildir. Borç muaccel olduktan sonra ihtarla borçluyu temerrüde düşürebilir ve gecikme nedeniyle temerrüt faizi isteyebilirsiniz.
Para ödünç vermek kanunda tüketim ödüncü sözleşmesi olarak düzenlenir; ödünç alan aynı miktarı geri vermekle yükümlüdür. Geri ödeme zamanı kararlaştırılmamışsa borçlu ilk istemden itibaren altı hafta geçmeden ödemek zorunda değildir. Borçlu ihtarla temerrüde düşer ve gecikmeden doğan zararı ödemekle yükümlü olur.
Bilmeniz gerekenler
Verdiğiniz paranın hukuki niteliği
Bir miktar parayı ödünç vermek tüketim ödüncü sözleşmesidir. Ödünç alan, aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlenir.
TBK m. 386
“Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir.”
Maddenin tamamı →Ne zaman geri isteyebilirsiniz
Geri ödeme için belirli bir gün, bildirim süresi ya da istendiğinde ödeneceği kararlaştırılmamışsa, borçlu ilk istemden başlayarak altı hafta geçmeden ödemekle yükümlü değildir.
TBK m. 392
“Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.”
Maddenin tamamı →İhtarla borçluyu temerrüde düşürün
Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ödeme günü birlikte belirlenmişse ayrıca ihtara gerek yoktur; bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer. Temerrüde düşen borçlu, kusuru olmadığını ispat etmedikçe gecikmeden doğan zararı öder.
TBK m. 117/1
“Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.”
Maddenin tamamı →TBK m. 117/2
“Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle”
Maddenin tamamı →TBK m. 118
“Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.”
Maddenin tamamı →Faiz isteyebilir misiniz
Ticari olmayan bir ödünçte, taraflar kararlaştırmamışsa faiz istenemez. Temerrüt faizi oranı ise sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir.
TBK m. 387/1
“Ticari olmayan tüketim ödüncü sözleşmesinde, taraflarca kararlaştırılmış olmadıkça faiz istenemez.”
Maddenin tamamı →TBK m. 120/1
“Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.”
Maddenin tamamı →Elinizde senet yoksa ispat
Kanunda belirlenen ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılan parasal sınırı aşan işlemler kural olarak senetle ispat edilir. Senet yoksa, borçlunun verdiği ya da gönderdiği ve borcu muhtemel gösteren bir belge delil başlangıcı sayılır ve tanık dinlenebilir. Eşler, kardeşler, altsoy ve üstsoy arasındaki işlemlerde de tanık dinlenebilir.
HMK m. 200/1
“takdirde senetle ispat olunması gerekir.”
Maddenin tamamı →HMK Ek m. 1/1
“200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere”
Maddenin tamamı →HMK m. 202/1
“(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.”
Maddenin tamamı →HMK m. 202/2
“(2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.”
Maddenin tamamı →HMK m. 203
“a) Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler.”
Maddenin tamamı →Zamanaşımına dikkat edin
Kanunda aksine hüküm yoksa alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir. Borçlunun borcu ikrar etmesi ya da kısmen ödemesi, alacaklının dava açması veya icra takibi yapması zamanaşımını keser.
TBK m. 146
“Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.”
Maddenin tamamı →TBK m. 154
“1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa”
“2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa”
Maddenin tamamı →
Her adımın altındaki künyeye tıklayınca kanunun ilgili cümlesi açılır.
Süreler
Dikkat
Faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz.
TBK m. 388/3
“Faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi kararlaştırılamaz.”
Maddenin tamamı →
Senetle ispatı gereken hallerde, kanundaki kural hatırlatılarak karşı tarafın açıkça kabul etmesi halinde de tanık dinlenebilir.
HMK m. 200/2
“(2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.”
Maddenin tamamı →
Temerrüt faizini aşan bir zarara uğradıysanız, borçlu kusursuzluğunu ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
TBK m. 122/1
“Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.”
Maddenin tamamı →
İlgili kanun maddeleri
İlgili Yargıtay kararları
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2022/2939 E., 2022/5159 K. · 27.05.2022Kararın tamamı →Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2016/20341 E., 2019/3025 K. · 07.03.2019Kararın tamamı →Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2016/6093 E., 2018/1045 K. · 19.03.2018Kararın tamamı →Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2016/3718 E., 2018/297 K. · 31.01.2018Kararın tamamı →Terimler
- Temerrüt
- Borcun zamanında yerine getirilmemesi nedeniyle borçlunun hukuken gecikmiş sayılması; muaccel borçlarda kural olarak alacaklının ihtarıyla gerçekleşir. Gecikme faizi ve tazminat gibi sonuçlar doğurur.
- İhtar
- Bir kişinin karşı tarafa, yükümlülüğünü yerine getirmesini isteyen ya da yerine getirmemenin sonucunu bildiren uyarısı. Mahkemenin taraflara yaptığı uyarılar için de kullanılır.
- Zamanaşımı
- Kanunda belirlenen sürenin geçmesiyle bir alacağın dava yoluyla istenebilme imkânının ortadan kalkması; bunun için borçlunun zamanaşımını ileri sürmesi gerekir. Ceza hukukunda ise sürenin dolmasıyla kamu davasının düşmesi ya da cezanın infaz edilememesidir.
Benzer durumlar
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her somut olay kendi koşullarıyla değerlendirilir. Mevzuat değişebilir; güncelliğini kontrol ediniz.