Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2021/6521 E., 2022/19795 K.
Mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti bulunmayan olayda hakaret suçundan TCK 125/2 delaletiyle hüküm kurulamaz; alenen işlenen hakarette 125/4 uyarınca artırım yapılmalıdır.
“şeklindeki 5237 sayılı TCK’nın 125/2. maddesinin somut olayda uygulanma yeri bulunmamasına ve gerekçede de bu yönde bir kabul olmamasına rağmen, hakaret suçundan temel ceza belirlenirken, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 125/2. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 125/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,”Kararın kendi metninden
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 125/1, 43, 86/2 ve 151/1. maddeleri uyarınca kasten yaralama, hakaret ve mala zarar verme suçlarından hükümler kurulduğu, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun soruşturma ve kovuşturma tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında olmaması nedeniyle bu suç ile birlikte işlenen diğer suçlar olan kasten yaralama ve hakaret suçlarının da uzlaşma kapsamında bulunmadığı, ancak hükümden sonra 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, CMK’nın 253/3. fıkrasında yer alan “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” ibaresi madde metninden çıkarılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun da uzlaşma kapsamına alınması ile sanığın üzerine atılı kasten yaralama ve hakaret suçlarının da uzlaşma kapsamına girdiği anlaşılmakla; anılan tüm suçlardan uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” şeklindeki 5237 sayılı TCK’nın 125/2. maddesinin somut olayda uygulanma yeri bulunmamasına ve gerekçede de bu yönde bir kabul olmamasına rağmen, hakaret suçundan temel ceza belirlenirken, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 125/2. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 125/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanığın hakaret suçunu alenen gerçekleştirmesine rağmen hakkında 5237 sayılı TCK’nın 125/4. madde ve fıkrasının uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası hakaret suçundan kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 28/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.