Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2025/2236 E., 2025/7130 K.
Haciz ihbarnamesi üzerine takip dosyasına borçlu olarak eklenen üçüncü kişinin menfi tespit davası, İİK 72'ye dayandırılsa da İİK 89/3 kapsamındadır ve 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
“takip dosyasına haciz ihbarnamelerinin tebliği üzerine borçlu olarak eklenmekle üçüncü kişi dosya davacısının açtığı işbu davanın, tarafın nitelendirmesinden bağımsız olarak İİK'nın 89 maddesi gereğince açılmış menfi tespit davası olduğu, işbu dava için ise İİK'nın 89/3 hükmü gereğince 15 günlük hak düşürücü nitelikli dava açma süresinin bulunduğu”Kararın kendi metninden
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/141 Esas, 2025/401 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/458 E., 2024/523 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün 2021/29735 dosyasında dava dışı ... Sanayi A.Ş. aleyhine davalı tarafça icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibi sebebiyle taraflarına 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesi uyarınca tebliğ edilen haciz ihbarnamelerini personel sıkıntısı ve karışıklıklar sebebi ile görmediklerini, haciz ihbarnamelerine itiraz edemediklerini, bu nedenle tebligatların otomatik olarak okundu sayılarak taraflarının icra dosyasına borçlu olarak eklendiğini, takibin asıl borçlusuna herhangi bir borçları olmadığını, haciz ihbarnamelerine itiraz edilemediğinden İİK'nın 72. maddesi gereğince dava açtıklarını ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespitini yapılan icra takibinin iptalini ve takibin davacı şirket açısından tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, 3. haciz ihbarnamesinin 28.03.2022 tarihinde tebliğ edildiğini ve işbu davanın açılış tarihinin 24.09.2022 olduğunu, bu kapsamda İİK'nın 89. maddesinde belirtilen 15 günlük hak düşürücü sürenin geçtiğini, eldeki dava hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, davacı kanunu dolanmak için İİK'nın 72 maddesini belirtmiş ise de; ilgili maddeye dayalı olarak menfi tespit davası açmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde takip borçlusunu hatalı gösterdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar dava dilekçesinde davanın İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit davası olarak açıldığını bildirmiş ise de, anılan yasa hükmü gereği bu yasa maddesine dayalı davanın takip dosyasında takibin yöneltildiği borçlu tarafından takip alacaklısına yöneltilen menfi tespit davasına ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta olduğu üzere, takip dosyası nedeniyle İİK'nın 89. maddesi gereği takip dosyası için üçüncü kişi konumunda olan dosyamız davacısına gönderilen haciz ihbarnameleri sonucunda beyanda bulunulmaması üzerine dosyaya borçlu sıfatıyla eklenmesi ve takibin kendisine yöneltilmesi üzerine işbu davanın açıldığı, davacının, davasını İİK'nın 72. maddesi gereği açılmış menfi tespit davası olarak nitelendirmiş ise de, takip dosyasına haciz ihbarnamelerinin tebliği üzerine borçlu olarak eklenmekle üçüncü kişi dosya davacısının açtığı işbu davanın, tarafın nitelendirmesinden bağımsız olarak İİK'nın 89 maddesi gereğince açılmış menfi tespit davası olduğu, işbu dava için ise İİK'nın 89/3 hükmü gereğince 15 günlük hak düşürücü nitelikli dava açma süresinin bulunduğu, davacının anılan süre içerisinde davayı açmadığı gerekçesi ile açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi incelediğinde; davacının İİK'nın 89. maddesi gereğince haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilemediğini açıklayarak takip borçlusuna borcu olmadığı iddiası ile menfi tespit kararı verilmesini talep ettiği, takip alacaklısının davalı olduğu, davaya esas takip dosyasında davalı yanca dava dışı şirket aleyhine takip başlatıldığının anlaşıldığı, bu durumda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki niteliğinin İİK'nın 89/3 maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu kabul edilerek süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3. kişi tarafından açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.